Marksizmin bir bilim olduğunu iddia edenler hâlâ var mı bilmiyoruz. Tersinden günümüzde marksizmin bilim dışı olduğu savları daha fazla duyulurken, en iyi durumda bilim için marksizme gerek olmadığı genel geçer bir kavrayış haline gelmiş durumda.

Bizim bildiğimiz ise, marksizm olmadan bilimin olamayacağı.

Doğumu itibariyle bilimle ilişkili olan marksizm açısından denklem basitti: Bilim devrim içindi ve devrim bilimi olanaklı kılacaktı!..

Toplum bilimlerinin ayrı ayrı disiplinler olarak ortaya çıktıkları marksizm bilime önemli olanaklar sunan bir yöntem olarak değerlendirilirken bugün aşılmış eski bir öğreti olarak ele alınabiliyor. Doğa bilimleriyle uğraşanlar ise genellikle marksizmi kendi alanlarıyla ilgisiz görüyorlar.

Biz ise tersinden marksizm bilim alanının dışına çıkartılmaya çalışıldıkça, hem toplum ve beşeri bilimlerin hem de doğa bilimlerinin sermayenin, egemen sınıfların kontrolü altına daha fazla girdiğini düşünüyoruz. Çünkü marksizm, bilginin ve bilme faaliyetinin insanla, emekle, üretimle, toplumla, sınıf mücadeleleriyle ve dolayısıyla tarihle ilişkisini kuran bir sistemdir, kuramdır, disiplindir, yöntemdir. Bu bağ koptuğunda, marksizm ve bilim birbirine yabancılaştığında, bilimin kurmaya çalıştığı neden-sonuç ilişkisi hep eksik kalacaktır.

O yüzden tartışmak istedik marksizmin bilime yabancı olup olmadığını… Kaynaklara dönerek, tarihine gelişimine bakarak…

***

Üniversite Konseyleri Derneği olarak Bilim Üzerine Marksist Tartışmalar sempozyumlarının ilkini bu yıl Karaburun’da, Karaburun Gündelik Yaşam Bilim ve Kültür Derneği‘nin katkılarıyla yapıyoruz. Siz de bizimle paylaşacaklarınız olduğunu düşünüyorsanız katkı ve katılımınızı bekleriz. Takvime uyarsanız seviniriz. Bu yıl sempozyumun açılışını Metin Çulhaoğlu “Bilim ve Marksizm” konferansıyla yapacak. Karaburun’da görüşmek üzere…